Prof.Dr. Bilal Çoban'dan Cumhurbaşkanına Açık Mektup

Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Çoban, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a açık mektup yazdı...

Prof.Dr. Bilal Çoban'dan Cumhurbaşkanına Açık Mektup
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban yaptığı yazılı açıklama ile, Elazığ’ın 12 yıldan beri hayallerini süsleyen ve 24 Ocak Depremi ile birlikte her alanda büyük gerileme yaşayan Elazığ’ın 1999’da deprem yaşayan Sakarya iline uygulanan model ile Büyük Şehir yapılması çağrısında bulundu.

SAKARYA MODELİ UYGULANSIN…
Başkan Çoban mektubunda ilin mevcut durumu ve tarihi potansiyeli ile Büyükşehir olmayı hak ettiğini ve buna tüm şehrin hazır olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı: “Adapazarı, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde büyük bir yıkım yaşadı. 3.891 vatandaşımız hayatını kaybederken, 26.551 konut yıkıldı ve 100.000’e yakın insanımız evsiz barksız kaldı. 

Elazığ’da 24 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen deprem ile 37 vatandaşımız hayatını kaybederken, 34.091 konuta yıkım kararı verildi ve 150.000’e yakın insanımız evsiz kaldı. Devlet/millet işbirliği ile şehir yeniden ayağa kaldırılmaya çalışılırken, 450 bin şehir merkezi nüfuslu Adapazarı Belediyesi,  6 Mart 2000 tarihli Bakanlar Kurulu’nun 593 sayılı Kararnamesi ile “Büyükşehir” statüsü kazandı. Kanun, “şehir merkezi nüfusu 750.000 kişiden fazla olan illerin Büyükşehir olabileceği” şeklinde olmasına rağmen, “Depremin yaralarını daha hızlı sarmak amacı ile” Bakanlar Kurulu yetkisini kullandı ve Adapazarı’nın nüfusuna bakmaksızın Büyükşehir statüsüne alınması sağlanmıştı.

Şimdi biz de Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve kabinesinden, Adapazarı’ndan daha fazla konutu yıkılan ve yıkılacak olan Elazığ’ın, Büyükşehir statüsüne alınmasını talep ediyoruz." dedi. 

ELAZIĞ BÜYÜKŞEHİR OLMAYI HAK EDİYOR…
Başkan Çoban açıklamasında; "Elazığ Son yıllarda kendi yağı ile kavrulmaya çalışan ama bir türlü de istediği noktayı yakalayamayan,  bin yıllık; Tarih, Kültür, Turizm, Güvenlik, Eğitim, Ticaret,  Sağlık, Üretim yapan veya yapmaya çalışan doğal bir BÜYÜKŞEHİRDİR.
Tarih Boyunca ve özelde de Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıyla önemsenmiş, DPT verilerinde 2000 yılında merkezi nüfusu 1.250.000, genel nüfusu 2.000.000 olarak planlanmış ve 2000 yılı için her anlamda ülkemizin 9. En önemeli şehri olması öngörülmüştü. 

5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu değişikliği sürecinde, Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı olarak iki kampanya yürütmüştük.

İlk kampanyayı 2011 Ekim ayında, ‘6 İl El Ele Büyükşehire Kampanyası’ başlatarak, muhtemel Büyükşehir olabilecek illeri Elazığ’da bir araya getirmiş ve ortak bir talepte bulunmuştuk. 

İkinci kampanyayı 2012 yılı Mart ayında, 10 gün sürecek olan “Büyükşehir İçin 100 Bin Mektup Kampanyası” ile devam ettirmiştik. Hedeflenen mektup sayısı 100 bin olmasına rağmen, şehirdeki bütün STK’lar, Odalar, yazılı ve görsel medya ve halkın %90 katılımı ile 152 bin 250 mektup toplanmış, zamanın Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakanı, İçişleri Bakanı, Siyasi Parti Genel Başkanlarına iletilmiş ve bilgilendirilmeler yapılmış, fakat sonuç alınamamıştı.

Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın Elazığ’a teşriflerini fırsat bilerek, ELAZIĞ’IN BÜYÜKŞEHİR YAPILMASINI tekrar talep ediyoruz.

Elazığ Büyükşehir olmalıdır çünkü;
1.    Stratejik ve coğrafik konumu,
2.    Büyükşehiri kaldırabilecek bölge müdürlükleri,  üniversitesi, il Müdürlükleri, 8. Kolordusu, uluslararası havalimanı, doğal hinterlandı (Bingöl, Muş, Tunceli, Arapgir, İliç, Kemaliye, Kığı, Ergani, Pertek), şehir hastanesi, sağlık altyapısı, kömürhan köprüsü, hızlı tren güzergahında olması, Keban Barajı gibi 7 barajı ile Enerji Şehri olması,
3.    Diyarbakır ve Malatya gibi 2 Büyükşehir arasında ezilmeden sıçrama yapabilmesi,
4.    Son dönemde organize sanayi bölgesinde başlayan yatırımların devam etmesi için Büyükşehir avantajlarından yararlanması,
5.    Büyükşehiri kaldıracak,  merkez ilçe ve şehir yapılanmasına müsait olması,
6.    12 yıldır devam eden BÜYÜKŞEHİR OLMA HEVESİ ve çabasının göz önüne alınması, 
7.    24 Ocak 2020 Elazığ depreminde şehrin ekonomisi, sosyal hayatı ve üretim potansiyelinin durağana dönüşmesi,
8.    Depremden olumsuz etkilenen 150.000’e yakın nüfusun geçici barınma ve diğer problemleri,
9.    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, AFAD ve TOKİ ile şehrin yeniden dönüşümünün devam ediyor olması,
10.    Potansiyel Nüfusun göç hareketliliğine diğer şehirlerdeki hemşerilerimizin tersine göçün özendirilmesi,
11.    Şehre gelecek yatırımcıların ve şehirde faaliyet gösteren esnafların cesaretlendirilmesi, 
12.     Depremden etkilenen vatandaşlarımızın psikolojik olarak rahatlatılması ve yapılan yapılacak hizmetlerin TESCİLLENEREK taçlandırılması,
13.    Elazığ genelinde 7.841 olan işyeri sayısının, deprem sonrası 4.844’e düşmesi ve ticaretin kan kaybetmesi,
14.    Nüfusun iş bulma, eğitim vb. nedenlerle şehir merkezinde yoğunlaşması ve il belediyesinin bu ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalması,
15.    Genel bütçe vergi gelirlerinden, il belediyelerine göre daha fazla pay alınacak olması,
16.    Ulaşım, kanalizasyon, konut, imar ve planlama gibi hizmetlerin daha etkin yürütülmesi,
17.    Şehirleşme süreçlerinde yaşanılan olumsuz gelişmelerin ve yetersiz malî kaynaklarla sorunların çözülmez hâle gelmesinin önlenmesi,
18.    Sanayi yatırımlarının artması, yeni iş imkanlarının doğması, yabancı yatırımcıların daha kolay çekilebilecek olması, personel alımının artması ile birlikte istihdam artışının sağlanması,
19.     Kişi başı gelirlerinin orta vadede üç dört kat artacak olması,
20.    1999 Sakarya Depreminden daha fazla binanın yıkıldığı şehrimize de POZİTİF AYRIMCILIK YAPARAK Sakarya Modelinin Elazığ’a uygulanmasını saygılarımızla takdirlerinize arz ediyoruz.” ifadelerini kullandı.