İşte Üniversitelerin Açılmama Sebebi!

Son günlerde üniversitelerin 'açılsın - açılmasın' tartışmaları sürerken edinilen bilgiye göre koronavirüs tedavisi gören ve karantinadaki toplam akademisyen ile idari personel sayısı 30.725.

PAYLAŞ
İşte Üniversitelerin Açılmama Sebebi!
Son günlerde üniversitelerin “açılsın - açılmasın” tartışmaları sürerken edinilen bilgiye göre koronavirüs tedavisi gören ve karantinadaki toplam akademisyen ile idari personel sayısı 30.725.
Elazığ Yeni Haber - Elazığ Yeni Haber

  Koronavirüsün yayılma ihtimalinin en çok olduğu yerlerden biri üniversiteler...

 Hâl böyle olunca, virüs sebebiyle öğrencilerin eğitimden geri kalmamaları için uzaktan eğitime geçildi. Millî Eğitim Bakanlığının (MEB) kademeli olarak yüz yüze eğitime geçmesiyle son günlerde üniversitelerde “açılsın - açılmasın” tartışmaları başladı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ülkemizdeki global Covid-19 salgını sürecinde yükseköğretim kurumlarındaki salgına yönelik bütün verileri üniversitelerden toplayarak ilgili kurumlarla paylaşıyor. Bu süreçte bir koordinasyon görevi gören YÖK bu verileri üniversitelerden çekerek, ilgili kurumlarla ve daha sıhhatli karar almalarını kolaylaştırmak için üniversite rektörlükleri ile de paylaşıyor. YÖK’ün bu kapsamda son olarak geçtiğimiz hafta ilgili kurumlarla paylaştığı rakamlarda ü lkemizdeki salgına yönelik akademideki ciddi durumu gösteriyor.

 Buna göre: 

  

TESTİ POZİTİF ÇIKAN VE TEDAVİ GÖRENLER (EV-HASTANE)
∂ Öğretim üyesi sayısı:1.474
∂ Öğretim eleman sayısı: 3.988
∂ İdari personel sayısı: 9.849

KARANTİNADA OLAN (TEMAS-YAKININDAN TEMAS)
∂ Öğretim üyesi sayısı: 1.394
∂ Öğretim eleman sayısı: 3.873
∂ İdari personel sayısı: 13.015
Koronavirüs tedavisi gören ve karantinadaki toplam akademisyen ve idari personel sayısı 30,725.

MEB’İN DURUMU FARKLI
Uzmanlar, ilkokul ve ortaokulların açılmasının sıkıntısız olduğunu, öğrencilerinin çoğunun kendi mahallelerinde eğitim gördüğü için karar alma sürecinin daha kolay olduğunu ifade ettiler. Üniversitelerin açılması durumunda ise farklı şehirlerde oturan öğrencilerin kendi üniversitelerine gidişi esnasında aynı günler içerisinde yoğun bir hareketlilik, trafik yaşanacağını belirttiler. Mesela üniversitelerin açılması hâlinde “sadece Ankara’daki üniversiteler için yaklaşık 500 bin öğrenci” şehre geliş için aynı günlerde birlikte hareketlilik olacak.

NE OLMUŞTU?
YÖK, üniversitelerin açılmasına yönelik düzenleyici bir karar almamıştı. YÖK bu süreçte salgına yönelik verileri üniversite yönetimleri ile paylaşıp; bu verileri ve Sağlık Bakanlığının tavsiyelerini dikkate alın diyerek bu husustaki son kararı üniversitelere bırakmıştı... Bu konuda daha önce açıklama yapan YÖK yetkilileri, ülkemizdeki örneğin Hakkâri şehrindeki pandemi süreciyle Ankara’daki sürecin çok farklı seyrettiğini, üniversitelerin kapasitelerinin ve şartlarının değişiklik gösterdiğini, aynı tip tek bir kararla bunun yürütülmesinin doğru olmadığını, üniversitelerin bunun için Sağlık Bakanlığının ve il pandemi kurullarının da görüşlerini dikkate alarak karar vermelerini daha sağlıklı olacağını ifade etmişlerdi.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN