BERGAMA’DA HARPUT'LU BİR AİLE


Her zamanki gibi yine çalışma odamda yeni bir araştırmanın içinde kendimi buldum. Tarihin sessiz tanıkları olan mezartaşlarını biraz daha yakından tanımak için ilgili bütün dokümanları masama indirdim. Fotoğraf ve kaynakları bir bir inceledim.

İnsan,  mezar taşlarına baktıkça ister istemez ruha ve bedene sindiği manevi tefekkürü hisseder. Bu mezar taşı bir de Osmanlı mezar taşı ise, başlı başına bir kültür hazinesine de baktığımızın nişanesidir. Çünkü tarihsel bir belge olmanın yanı sıra dönemin toplumunu, düşünce anlayışını ve kültür seviyesini yansıtan en önemli kültür öğesidir.

Mezar taşları bir milletin kimliğini gösteren, tapu senetleri niteliğini taşıyan en önemli taşınabilir tarihî eser ve belgelerdir.

Notlarımın arasında 2011 yılına ait “Bergama (İzmir) Mezar Taşları Envanteri 2010: Harputlu Mescid Haziresi” adlı makaleye rastladım. Yazan Hatice Özdemir Demir Hanımefendidir.  Harput ibaresini görünce tekrar bu yazıyı okuma gereksinimi duydum. Makale 18 sayfa olup, 7 sayfası fotoğraf, 3 sayfası transkrip tablosu, 8 sayfa da metin kısmından oluşmaktadır.  

Evet, 02 Ekim 2019 daki yazımda “Ankara’da Harputlu Usta” başlığı ile minber ustası Mehmet bin Bayezıt’ın eserinden bahsetmiştim. Bu yazımda da yukarda bahsettiğim gibi Bergama’da bir Harputlu olan Murtaza oğlu Harputlu zade Mustafa Ağanın inşa ettiği camii ve haziredeki Harputlu ailelerden bahsetmeye çalışacağım. -Birçok bilim insanı ve araştırmacılar bu konuya değinmişlerdir.-

Bu arada ilgilisine sunulur: makale Türkiye Bilimler Akademisi Kültür Envanteri Dergisi, Sayı,9’da yayınlanmıştır. (Böyle bir araştırma yapıp, yayınladığı için Hatice Hanıma teşekkür ederim.)

Makaleye konu olan Harputlu Mescidi, Bergama İlçesinde İnkılap Mahallesi Harputlu Sokak No: 41 de olup, H.1224/M.1809 yılında Murtaza oğlu Harputlu zade Mustafa Ağa tarafından inşa edilmiştir. Harputlu ailenin mezarlıkları da bu caminin haziresinde yer almaktadır. Kitabeleri okunan 46 mezar taşından 25'inin Harputlu olduğu belirlenmiş olup bu mezar taşlarından 12'sinin erkek, 13'ünün de kadın mezar taşı olduğu görülmüştür. Bu Mezartaşlarının üzerinde işlenen cami, vazo vs.. gibi hayatı anlamlandıran tasvirler ise ayrıca birer şaheser niteliğindedir.

Bu hazirede; Harputlu Mustafa Ağa zade Ahmet ağa ve kerimesi Huriye Hanım’ın mezartaşı bulunmaktadır. Ayrıca Harputlu Hacı Mustafa Ağa, eşi Vahide Kadın, oğlu Seyyid-el Muhammed Ağa ve diğer kerimesi Fatma Zühre Kadın’a ait mezartaşları yer almaktadır. Vahide kadının mezar taşında vebadan öldüğü yazılıdır. Çünkü kayıtlar miladi 1837’de Bergama’da veba salgınının baş gösterdiğini yazmaktadır.

"Emretti Hüda eyledi ferman, Erişti veba vermedi aman, Murada eremedim dünyada heman” diye hakkedilmiş olup ayrıca ölümün karşısındaki çaresizliğe de şahit olmaktayız.

 Hicri 1225/Miladi 1809 dan - Hicri 1335/Miladi 1919 tarihine kadar mezartaşlarının bulunması bize Bergama’ya yerleşen Harputlu ailenin varlığından haberdar etmektedir.

Niçin Bergamaya gittikleri bilinmeyen Harputlu ailesinin buraları kendilerine mesken tuttukları mezartaşlarının tarihçelerinden aleni bir şekilde görülmektedir. Bu arada Bergama’da Harputlu Ömer Ağa parkı da bulunmaktadır.

Evet, mezar taşları, nesiller arasındaki kültürel bağların sağlanmasında da çok önemli bir rol üstlendiği bilinmektedir. Bu nedenle mümkün mertebe Osmanlıcamızı geliştirerek atalarımız ile iletişim yolunu açmalıyız.        

Reh-güzâr üzredür bu köhne ribât

İtme ey gâfil anda bast-ı bisât

Dâr-ı gamdur bu 'âlemün nâmı

Anda mümkin degül sürûr u neşât

Cinani

aticikadir@outlook.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Ekm

İnsan Üzerine Laf Etmek

06Ekm
28Eyl

Kültürel Miras ve Turizm

20Eyl

İslam ve Estetik

08Eyl

Fatih Ahmed Herberdi