Şehrin Kimliğine Dönüşüm


Koruma… Şehrin sahip olduğu olumlu özelliklerin ortadan kaybolmasının engellenmesidir.

Şehirde yaşayan toplumun geçmişten getirdiği sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel değerleri kendi içinde muhafaza eden fiziksel çevrenin niteliklerini kaybetmemesi için gerçekleştirilen kentsel dönüşüm bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Kentsel dönüşüm çok yönlü bir süreç…

Kentsel dönüşüm; güvenli, nitelikli ve kentsel kaliteyi tesis eden, tarihi, kültürel, doğal değerlere önem ve öncelik veren bir transformasyon planlaması, projelendirmesi ve uygulaması olarak tanımlanabilir. Ayrıca, kentsel dönüşüm, bütün yenileme kavramlarını eş zamanlı olarak kapsayan, sürekliliği olması gereken ve her aşamada toplumun bütün katmanlarını içermesi gereken çok yönlü bir süreç olarak da tanımlanabilir.

Şehir, büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri ile dönüştürüldüğünde o kent başka bir kimliğe büründüğünden artık o kent başkadır ve dolayısıyla dönüşümden değil başkalaşımdan söz etmek gerekir. Bu nedenle;

Şehrin mekânsal dokusu ile günümüz yaşam arasında bir bağ kurulmalıdır.

Zamanla yaşanan değişimler ve gelişmeler şehir üzerinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir. Şehrin mekânsal dokusu ile günümüz yaşam arasında bir bağ kurulmalıdır. Bu bağ kurulamazsa şehrin geçmişten getirdiği sosyal, ekonomik ve kültürel birikimlerin ortadan kalkması olasıdır.

Tarihi çevreler de zaman içinde yıpranmaya uğrayarak yenilenmeye ihtiyaç duyarlar. çevreler; eski kent mekânı olarak, dolayısıyla tarihi mekânlar olarak adlandırılabilir. Tarihi kent dokusu; tarihsel, mimari, arkeolojik ve sanatsal değerleri ile bütünlük gösteren dokuların oluşturduğu kentsel alan olarak ifade edilmektedir.

Kentsel tarihi çevrenin bozulmasında ve hasar görmesinde; hızlı kentleşme, depremler, fiziksel ve ekonomik eskime, fonksiyonel eskime, terk edilme vs… gibi nedenler olarak guruplayabiliriz. Bu tür etkenlerden dolayı; Koruma bilincinde “dokunmamak” gibi bir yaklaşım söz konusu olamaz. Aslına sadık kalınarak Konsolidasyon lazım.

Konsolidasyon, sağlamlaştırma anlamına gelir. Bu teknik; ayrışmış, bozulmuş malzemelerin ve zayıf, hasarlı taşıyıcı sistemlerin dayanımını arttırmak için yapılan müdahaleler için kullanılmaktadır. Malzeme sağlamlaştırılmasında mikro enjeksiyon, püskürtme, üstten sürme gibi teknik yöntemler ile malzemenin dayanımı ve dayanıklılığı arttırılır, kabuklaşmış kısımların ayrılıp düşmesi engellenir.

Çok yönlü değerlendirilip öyle hareket etmek gerekiyor. Tarihi yapıların onarımında ulusal ve uluslararası ilkelerin gözetilmesi adına, Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun’a, ICOMOS’un, 2013 yılında “Türkiye Mimari Miras Koruma Bildirgesi”ne vs. göz atmak gerekebilir.

Şehrin içinde yıkılan her tarihi yapı, kimlik boşluğuna sebep olur. Bu da yeri doldurulamaz bir şekilde tarihten uzaklaşmaya kadar gider.

Kentsel yenilemenin, kentin tarihi ve doğal dokusunda tahribat yapmaması esas alınmalıdır. Böylece çöküntüye uğrayarak sorunlu hale gelen kentsel yaşam alanları, doğru dokunuşlarla içinde yaşamaktan haz duyulacak kentsel mekânlara dönüştürülebilecek ve tümüyle yıkılıp yenilemek yerine bir tür koruma yoluyla şehir ve şehirli kültürünün yeniden kazanımını sağlayabilecektir. Yoksa şehrin kimliğini teşkil eden bu özelliklerin zaman içinde harabe haline gelmesine neden olabilir.

aticikadir@outlook.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Ekm

İnsan Üzerine Laf Etmek

06Ekm
28Eyl

Kültürel Miras ve Turizm

20Eyl

İslam ve Estetik

08Eyl

Fatih Ahmed Herberdi