Vakıf Medeniyeti Şehri; Harput


Vakıf, İslam inancımızın, kültürümüzün ve medeniyetimizin en eski ve önemli kurumlarından biridir. Kur’an-ı Kerimde ve Hadis-i Şerif’te sosyal yardımlaşmaya dikkat çekilmiştir. Bu nedenle İslam Mütefekkirleri iyilikte yardımlaşmanın öneminden dolayı vakıf kurumunun meşruiyetine birçok delil göstermişlerdir. Böylece dünyada,“gök kubbe altında hoş bir seda bırakma” düşüncesi vakıf anlayışıyla gerçekleşmiştir. 

Ecdadımız fethettiği yerleri, vakıflarla imar edermiş. Bu itibarla vakıf hizmetleri hem fetih hareketini kolaylaştırmış hem yerli halkın sosyal hayatını iyileştirmiştir.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın kendi vakfiyesinde şu ifade yer almaktadır;
“Hüner bir ehir bünyâd itmekdür
Reâyâ kalbin âbâd itmekdür."

Osmanlı Devleti bir Vakıf Medeniyetidir.
Vakıf müessesesinin bütün sosyal kurumları içine alması veya bütün sosyal kurumların “vakıf” adını alması, batılı sosyal siyasetçilerin, 16. Yüzyıl’da Osmanlı toplumu için “vakıf cenneti” tabirini kullanmalarına neden olmuştur. 

Harput’ta Sosyal Bütünleşmenin Sağlanmasında Vakıfların Rolü… 
Evet, bu kadar önemli olan vakıf sistemini Osmanlının önemli şehirlerinden olan Harput’ta da görmekteyiz. Mesela Harput’ta vakıfların çoğu, cami, mescid, medrese, mektep, zaviye ve tekke gibi dini, sosyal ve eğitim amaçlı binaların ihtiyaçlarını karşılamak ve personel ücretlerini ödemek maksadıyla kurulmuş olmakla birlikte, beledi hizmetler olarak ifade edebileceğimiz çeşme ve suyollarının bakım ve onarımlarından sorumlu olan vakıflar da vardı. Bu bağlamda, Meydan Çeşmesi, Zeynep Çeşmesi ve Deve Gölü vakıfları, harput’ta bu amaçla kurulmuş vakıflardır.

Harput’un önemli sosyal merkezlerini oluşturan vakıf külliyelerin bünyesinde sıbyan mektebinden, üst medrese eğitimine kadar her alanda faaliyet gösteren okullar mevcuttu. Aynı zamanda vakıf kütüphaneler de bu medreseler içerisinde yer alırdı. Ayrıca eğitim kurumlarında ders veren muallimlerin maaşları da vakıf tarafından karşılanırdı.  

Harput’ta mektep ve medrese yoluyla verilen eğitimle oluşturulan kültürün önemli sonucu olarak toplumda dil birliği, cami ve mescitler inananların buluştuğu ibadet mekânları olduğu için fertler arasında din birliği, fethedilen her yerde inşa edilen vakıf eserlerle o toprağa Osmanlının damgası vurularak coğrafya birliği, manevi kültürün oluşumuna ve gelişmesine sağladığı katkının yanı sıra maddi kültürün önemli örneklerini inşa ettiği için kültür birliğini sağlamıştır.

Vakfiyelerde mevcut şartların yerine getirilmesi nesilden nesile bir görev telakki edilirdi. 
Harput’un şehirleşmesinde de önemli etken olmuştur. Çünkü şehirleşmenin ilk aşaması veya ilk basamağı vakıf eserlerdir. Vakıf eserler etrafında şehir inkişaf etmekte, bu arada bayındırlık hizmetleri de yerine getirilmektedir. 
Vakıf sistemi, aynı bölgeye yerleşen değişik statü ve özelliklere sahip olan grupları birbirleriyle uyum ve beraberlik içinde tutan önemli bir kuvvet olmuştur. Bu işlevi yerine getirirken sosyal bütünleşmenin somutlaşmış örneği olan vakıf külliyelerin, toplumdaki kaynaşma ve işbirliğinde oynadığı rolü unutmamak gerekir. Bu vakıf yapıları sayesinde aynı kültür değerlerini ve aynı davranış normlarını benimseyen halk ortak kimliğine kavuşuyor ve böylece sosyal bütünleşme yaygınlaşıyordu. 

Harput’taki yapılar sadece ibadet yeri, öğretim merkezi ve imarethane olmayıp, çevrelerinde başka toplantı yerlerinin gelişmesine önayak olduğu için, sosyal ve kültürel bütünleşmeyi temin ediyordu. Vakıf dayanışması sayesinde Harput’ta milli şahsiyet duygusu oluşurken ayrıca içtimaı ve milli birlik kazanılmıştır. 

Sağlıcakla Kalın…
 

aticikadir@outlook.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
06Nis
08Şub
17Oca

Zaman

03Oca
05Ara

Harput Masalı