Covid-19 ve Eğitim


Birkaç ay öncesine kadar 15, 20 bini bulmayan virüse yakalananların sayısı şimdi baktığımızda 20 milyonu aşmış durumda. Biz daha birinci pandemi sürecinin ortalarına gelemedik gibi görünüyor. Kaldı ki ikinci pandeminin başlamasından bahsediliyor.

Daha şiddetli bir şekilde eylül ayında gribal enfeksiyonun başlaması ile çoğalmasından bahsediliyor. Bütün dünyayı saran bu virüs normalleşme sürecinde gevşeme ile birlikte dikkat edilmediği sürece bırakın bu virüsten kurtulmayı önüne geçilmez bir durum haline gelecek gibi görünüyor. Kendimize gelip işin ciddiyetini anlamazsak sevdiklerimizi kaybetmeye devam edeceğiz.
Eğitim ve öğretimin başlaması eylül ayına tekabül ettiği için bu süreçte Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında, 31 Ağustos’ta uzaktan eğitimin başlayacağını, 21 Eylül’de ise yüz yüze eğitime geçileceğinden bahsetti. Eylül ayında korona virüsünün artacağından bahsedilirken okulların açılması Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ‘un elini taşın altına koyup büyük bir sorumluluğu aldığını gösterir.

Sınıfların kalabalığından şikâyet ederken lavaboları nasıl kullanılması gerektiğini öğrenememiş çocuklar var. Sabun koyarsın sabunu kaybeder sıvı sabun koyarsın içine tükürür, peçete koyarsın tuvaletin içini peçeteyle doldurup tuvaletleri tıkar. Oyun olsun diye pet şişeleri tuvalete atar. Ellerini yıkamamasından bahsetmiyorum bile, gelelim antiseptik jellere birbirlerine şaka olsun diye gözlerine sıkmaya kalkışacaklar. Maskeleri yüzlerine zapt edemeyen öğrenciler birbirlerine hapşıran aksıran tıksıran dikkat etmeyecekler. Sınıfta bulunan çöp kovası hariç ders sonunda çöpler sıra altlarında birikmiştir. Okul yetkilileri okulun pisliğini temizlemek için para harcarlar ama kendi çocuklarının kirlettiği okula aidat ödemek istemezler. Üstüne birde şikâyetçi olup özel okul muamelesi görmek isterler.

Okula yeni başlayan çocukların okula devam etmeleri gerektiğinden bahsediliyor. Elbette ki gitmeliler. 06 yaş grubundaki çocuğun hijyen şartlarında servisle ulaştırılması gerekir, ya da aileler kendileri her gün okula kendileri ulaşımı sağlayacaklar. Farz edelim ki okulda gerekli şartlar sağlandı yeterli hijyen ve yeterli öğretmen sayısı sağlandı. Bu küçük çocukların ders sonuna kadar maskeleri yüzlerinde nasıl zapt edeceksin, öğretmenler içinde aynı durum geçerli maske ile tüm gün boyunca gezmek çok zor.
Gönül ister ki korona bitsin okullarda eğitimlerine devam etsin çocuklarımız. Evde onlıne devam edildiğin de evinde interneti olmayan bilgisayarı olmayan aileler var. Biz daha bu sorunları çözemedik.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs  Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Eskisi gibi okulları da açmak sağlık açısından ciddi risk taşıyor. Risk her yerde var, sadece okullarda değil. Ama okullardaki risk çok daha fazla. Risk her yerde var fakat mesele çocuklar ve gençler olunca daha hassas ve ehemmiyetli davranılması gerekiyor. 

Velhasıl diyeceğim şu ki başta sınıf sayısı yeterli düzeyde olması gerekiyor. Hijyen hakkında ailelere ve çocuklara eğitim verilmeli nasıl davranmaları gerektiğini öğretilmelidir. Temizliğe ve hijyene dikkat edilmelidir. Okullar açıldıktan sonraki süreçte nasıl bir yol izlenecek, neler olacak yaşayarak göreceğiz. Tek istediğim çocukların sağlıklı bir şekilde eğitimlerine devam etmeleridir. Hastanelerde yatan çocuk manzaralarıyla karşılaşmak istemiyoruz.

u.cetinkaya23@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Ekm
01Ekm

İnanmak ve Çalışmak

25Eyl

Biz İnsanoğlu

17Eyl

Eski İnsanlar

11Eyl

Öldürmeden, Nefse Hakim Olmak