Mutsuz İnsanlar


Ah insanoğlu bir kere el üstünde tutulmaya alıştı mı, ömrünün sonuna kadar hep el üstünde tutulacağını, bunu hak ettiğine inandırıyor kendini.
Mesela ünlülerdeki ego buna en güzel örneklerden biridir.
Popülerlik dediğimiz çağımızın vebası da bu ünlü egosunun normal insana sirayet etmesine neden oldu.
İki üç insan tarafından tanınıcınca kendisini “Büyük insan olarak” görmek aslında bana çok da acınası bir durum gibi geliyor.
Genelde bunu da kendilerini değersiz gören ya da etraflarında kendilerine değersiz davranılan insanlarda daha çok görüyoruz.
O popülariteyi elde edene kadar mütevazı olanlar, popülaritenin oluşmasıyla, bambaşka biri olup çıkıyorlar ortaya.
Popüler olmanın önemli bir şey olduğunu düşünüyorlar.
Baktığınız zaman bırakın insanlığa bir fayda sağlamak, kendilerine dahi popülarite dışında bir faydaları yok.
Bu yüzden de saman alevi gibi bir gün varken diğer gün yoklar…
Kendilerini iyi pazarlamayı bilenlerin ömrü bile en fazla 10 yıldan öteye gidemiyor.
Çünkü günümüz dünyasında her şey gibi popülarite de çabuk tüketiliyor.
Sahip oldukları popülaritenin onlara hiçbir zarar veremeyeceğini düşünüyorlar ama her şeylerini de o popülarite uğruna kaybediyorlar.
Eskilerin bir deyimi var ya hani el bebek gül bebek büyüdü diye, popülarite de seni sana göre silik bir aile ve çevreden alıp, el bebek gül bebek bir yaşam sürmeni sağlıyor.
Ama tüm bunlara rağmen içindeki o mutluk ihtiyacın hiçbir zaman kapanmıyor.
O orada bir oyluk gibi duruyor.
Ne kadar içine mutluluk bırakırsan bırak, bir türlü dolmuyor.
Çünkü mutluluğun tanımını insanoğlu yanlış yapıyor.
Çok ünlü olursam mutlu olurum, çok param olursa mutlu olurum, çok güzel ve yahut da yakışıklı olursam mutlu olurum, şu bölümü okursam mutlu olurum, şu şirkette yaşarsam mutlu olurum, şu arabaya binersem mutlu olurum, şöyle bir evde yaşarsam mutlu olurum gibi bin bir türlü “Olur salı şeylerde mutluluğun olduğuna inanıyorsunuz.
Mutluluk anda, mutluluk yanı başında mutluluk dudaklarındaki tebessümde, bir çift sözde…
Popülarite işte mutluluğun basit şeylerden olamayacağını, o olursaların gerçekleşmediği takdirde kesinlikle mutlu olunamayacağını insana empoze eden bir yapısı da var.
Bu yüzden gösterişli neon ışıkları, şaşalı insanlar filan ne bileyim, ne kadar gülseler de özünde kayıp ruhlar olarak görünüyor gözüme.
Ne istediğini bilen ama istediğine nasıl ulaşması gerektiğini bilmeyen kayıp ruhlar…
Mutsuz insanlar…

u.cetinkaya23@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Ekm

Kendin Olmak

09Ekm
01Ekm

İnanmak ve Çalışmak

25Eyl

Biz İnsanoğlu

17Eyl

Eski İnsanlar