Elazığ'ın Sahibi Kim Tartışılır Ama..!


Elazığ’ın sahibi kim tartışmaları bu aralar şehrimizin gündeminde. Bu şehir’in sahibi kim, kim olmalı ya da birileri olmalı mı tartışılır ama bu şehir’in gururu kesinlikle Birevim Elâzığ İl Özel İdare Spor Kulübüdür...

Kendim şahsi olarak amatör branşlarda sporcu, antrenör, yönetici olarak ilimizi çeşitli çeşitli zamanlarda başarı ile temsil ettim. Şahsım ve kulübüm adına en büyük hayalim ülkemizi, Ay Yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada ilimiz adına temsil edebilmekti. Çok değil bir spor kulübü için çok az sayıla bilecek bir süre önce amatör ruhla kurulan İl Özel İdaresi Basketbol takımı şimdi profesyonel bir kulüp ve ülkemizi Avrupa kupalarında ilimiz adına temsil edecek. Şimdi bize düşen elimizden geldiği kadar, hayallerimizi gerçekleştiren bu takımı sonuna kadar desteklemek, yöneticileri emeği geçenleri tebrik etmek gerek…

İlimizin sahibi kim konusuna geri dönecek olursak insan sahip olamadıklarının farkında olur, sahip olduklarını göz ardı edermiş, belki de bu yüzden biz Elazığlılar bugün Elazığ’ın sahibi kim sorusunu sorma ihtiyacı duyduk. Sahip olmak için ait olmak gerekir. Kendini bu şehir’e ait hisseden herkes bu şehir’in sahibidir ve temsili ile sorumludur. Kişi şehrini tuttuğu takımla, kamuda hizmet ediyorsa attığı bir imzayla, gurbette yaşıyorsa duruşuyla, esnafsa dürüstlüğüyle, güçlü ise merhametiyle, hiçbir şey değilse gittiği şehir’in en meşhur caddesinde yürüyüşü ile temsil eder. Sahipliğini onu en iyi şekilde temsil ederek belli eder. Kendini bu şehir’e ait hisseden herkesi ilimizin bu güzide takımına sahip çıkmaya destek olmaya davet ediyorum.

Bir süredir ara verdiğim yazılarıma ilimizi sportif anlamda en yüksek seviyede temsil eden Birevim Elazığ İl İdare Basketbol takımıyla başlamak istedim. Belki de önce deprem ardından pandemi derken cumhuriyet tarihinin en kötü günlerini geçiren ilimizde iyi giden tek organizasyon Birevim Elazığ İl Özel İdare Basketbol takımımız…

Bu yıl ülkemizi Avrupa kupalarında temsil edecek olan temsilcimiz lige hazırlıklarını büyük bir ciddiyet ve gayrette sürdürüyor. Bu kapsamda kadrosunu çok güçlü isimlerle güçlendiren temsilcimizde bu yıl hedefler de morallerde yüksek. Bende bu yazımda takımımızın yeni transferlerinden başarılı sporcu Sera Özelçi’yle söyleşi tarzında bir röportaj gerçekleştirerek basketbol severler olarak biraz daha yakından tanıyalım istedim.

1994 yılında Ankara’da dünyaya gelen başarılı sporcu, basketbola öğrenim gördüğü TED Ankara Kolejinin alt yapısında başlamıştır. Daha sonra sporcu bursu ile Amerika’ya gidip burada 4 yıl basketbol oynayan Özelçi, Eastern Mishigan Üniversitesi işletme bölümünden mezun olmuştur. Amerika’da eğitimini tamamlayan sporcu Türkiye’ye Beşiktaş forması ile dönmüş, siyah beyazlı kulüpte 2 yıl forma giydikten sonra kariyerine Çukurova ve Adana Basketbol takımlarında devam etmiştir. 

Bu yıl temsilcimizin formasını terletecek olan Sera Özelçi ile gerçekleştirdiğim söyleşi şöyle; 

Sera Özelçi kimdir? Saha içinde ve saha dışında kendini bir cümle ile tanımlarsa nasıl tanımlar?
“Ben Sera Özelci, 1994 yılında Ankara’da doğdum. Saha için de benden istenen ve beklenenleri yapmaya odaklanmış ve kazanmayı isteyen, saha dışında ise yeni şeyler öğrenmeyi seven, enerjik ve ayni zamanda sakin bir insan olarak tanımlayabilirim.”

Sera Özelçi basketbolcu olmasaydı ne olmak isterdi?
“Basketbolcu olmasam muhtemelen avukat olmak isterdim.”

Sera Özelçi’nin kariyeri boyunca unutamadığı maç ve en çok etkilendiği salon hangisi?
“Aklıma ilk gelen gecen sezon ki Çukurova maçı oldu, çok çekişmeli bir maçtı ve kazanmak adına önemli katkılarda bulunmuştum. En çok etkilendiğim salon da seyircilerin yarattığı atmosferden ötürü Elâzığ olmuştu. Maçın sonlarına doğru nerdeyse kendi sesimizi duyamıyorduk.”

Birevim Elazığ İl Özel İdare Spora transfer olmadan önce Elazığ la ilgili hiç bilgin varmıydı? Elazığ’a gelmeden önceki izlenimleri ve geldikten sonra ki izlenimleri neler?
“Elazığ’a gelmeden önce açıkçası şehirle ilgili pek bir bilgim yoktu. Geldiğimden beri bir kaç yeri görme fırsatım oldu ve çok beğendim. Maneviyatı ve tarihi olan bir şehir, ayni zamanda doğal güzelliklere de sahip. Ekstra olarak spora ilgili bir halkı olduğunu gördüm.”

Bir lakabınız var mı?
“Şu an da yok ama küçükken çok zayıf olduğum için çırpı derlerdi.”

En sevdiğiniz yemek, film, şarkı hangisi?
“Lahmacunu çok severim, buraya gelince soslu et de artık favorilerim arasına girdi. Film en sevdiğim olarak değil ama beğendiğim filmlerden biri Parazit, en sevdiğim şarki su aralar özellikle bir şarki yok her şeyi dinliyorum.”

Kendinizden bahseder misiniz? Basketbol dışında zamanınızı nasıl geçirirsiniz?
“Basketbol dışında, kitap okuyarak, yeni yerler ve yeni şeyler keşfederek, aileme, arkadaşlarıma ve köpeklerime vakit ayırarak geçiriyorum genelde.”

Deprem, ardından pandemi belki de ilimiz tarihinin en zor zamanında Elazığ’a transfer oldunuz, sportif, ekonomik ve sosyal anlamda şehrimiz çok kötü günler geçirmekte ve bu süreçte Elazığ’da tek olumlu giden organize bayan basketbolu.  Bu size fazladan bir sorumluluk yaratıyor mu ?
“Öncelikle belirtmek isterim ki burada gerçekten çok güzel bir organizasyon bir oluşum var. Ülke olarak pandemiden etkileniyor ve zor zamanlardan geçiyoruz. Bunun yanı sıra olarak geçen sene ki depremin etkileri de zaten halen şehirde gözüküyor. Kulübümüzün yönetimi, teknik heyeti yarattıkları ortamla bunları bize olabildiğince az hissettiriyor. Bunca olumsuzluğa rağmen bize olan destek ve inanç bizi daha çok motive ediyor ve çok güzel bir sezon geçirip bunu Elâzığ halkı için yapmak istiyoruz.”

Birevim Elazığ İl Özel İdaresi Bayan Basketbol takımı olarak bu yıl ilimizi ve ülkemizi Avrupa kupalarında temsil edeceksiniz, şahsına ve takımımıza yürekten başarılar diliyorum. Hem İl Özel İdare Spor hemde Elazığ’da ki kendi hedeflerin hakkında neler söylemek istersin?
“Hem kulüp olarak hem de bireysel olarak Elâzığ’ı Avrupa’da temsil edeceğimiz için çok heyecanlıyız. Pandemiden dolayı bir terslik olmazsa, hedefimiz önce grubumuzu ilk sırada bitirip devamını getirmek olacaktır. Kişisel olarak benden beklenen şeyleri yerine getirmek ve her maç alacağımız galibiyetlerde katkıda bulunmak öncelikle hedefim.”

Elazığ’da bulunduğun süre içerisinde hiç Elazığ’ı gezme fırsatın oldu mu? En çok nereleri beğendin?
“Harput’a ve Karaleylek kanyonuna gitme fırsatım oldu. Harput hem tarihi hem de manevi değerlere sahip bir yer, bu nedenle benim çok hoşuma gitti.  Karaleylek kanyonu ise daha yeni, belki de bir kaç sene evvel keşfedilmiş bir yer ve gerçekten doğal bir güzellik. “
 
Son olarak Elazığ halkına söylemek istediğin eklemek istediğin bir şey var mı ?
“Elâzığ halkına öncelikle teşekkür ediyorum, bizlere olan ilgilerinden dolayı. Pandemiden dolayı seyircisiz oynamamız gerekse de bir şekilde hep desteklerini hissettirmeleri ve içtenlikleri bizim için çok büyük anlam ifade ediyor.”
….
Yazımı bitirirken bizlere zaman ayıran değerli sporcumuz Sera Özelçi’ye, bize gururu yaşatan Birevim  İl Özel İdaresi Spor Kulübünün başarılı yöneticilerine ve bu yazının sizlere ulaşmasında çok büyük katkısı olan değerli dostum kardeşim Kaan Taşdöğen’e  canı gönülden teşekkür ediyorum.

dinc_84@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Ufuk | 21 Eylül 2020 16:15

    Eline sağlık yegen

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Kas

Pandemi Döneminde Spor

20Ekm

Yalnızlığın Etki Tepkisi

10Ekm
14Eyl
22Ağs